Teknolojinin, tasarimin, ve liberal sanatlarin insanlara hizmet etmek gibi gayet pragmatik bir yonu var. Bu hizmet dusuncesi spektrumunun bir insanin evine su elektrik tesisati getirmekten ayni insanin estetik ve felsefi bir ihtiyacina cevap vermeye kadar genis bir skalasi var. Bu hizmet etme dusuncesinin arka planindaysa daha once de belirttigimiz bazi hedefler var. Bunlardan biri teknolojinin insanlari esitlige yakinlastirma ve ozgurlestirme mefkuresi, bir digeri, insanlarin temel fiziksel ihtiyaclarini ve hayatta kalabilmesini devam ettirebilme mefkuresi, en son noktadaysa insanin duygusal, sosyal ve ruhani ihtiyaclarina cevap verebilmesi mefkuresi. Peki bugun teknoloji bu ideallerin neresinde duruyor? Ne kadarini karsilayabiliyor?
Teknolojinin bugun temiz su, elektrik, ve benzeri temel ihtiyaclar konusunda bizleri getirdigi nokta gelismekte olan ve yoksul bazi ulkeler disinda coktan cozum esigini gecmis durumda. Teknolojinin insanlarin esitligi ve ozgurlestirilmesi noktasindaysa da tum olumsuzluklara ragmen hala umitvar olabilecegimiz bir yerdeyiz. Buna en iyi ornekse, sosyal medyanin ve internet teknolojilerinin iletisim ve bilgiye erisim konusunda getirdikleri sicrama oldu. Arap baharindaki sosyal donusum ve Afrika’da mobil teknolojinin kullanilmaya baslamasiyla gelisen mobil bankacilik gibi kavramlar bu konuda bizleri umitvar etmeye yeter gelismeler gibi duruyor. Teknolojinin esitlik konusunda henuz alacagi cok yol oldugu da bir gercek, ve teknolojinin insani ozgurlestirirken bir yandan da esirlestirdigi konusu da bugunlerde hararetle tartisilan konulardan. Ozgurlestirme/esirlestirme paradoksunda en hayati konulardan biri ozel hayatin ve ozel hayatin bilgilerinin korunmasi konusu.
Teknolojinin temel ihtiyaclari giderme konusundaki rahatligini insanin daha deruni ihtiyaclarina sira geldiginde gormememiz bir surpriz degil. Bunun en buyuk sebebi teknolojinin malzemesinde ya da ugras alaninda yasanilan degisiklik. Su elektrik gibi baglamlarda onemli olan esyanin ve malzemelerin davranislariyken, psikolojik ve sosyal alanda onemli olan insanin davranislari ve motivasyonlari. 2000’li yillara kadar bu konuda teknolojinin cekinik ve acemi kalmasinin ana nedeni teknoloji alaninda insana dair degerlerin ve dinamiklerin teknolojinin gelisiminde gormezden gelinmesiydi. Simdilerde yeni yeni teknoloji Insanin davranislari ve motivasyonlari konusunda kendine yardimci olabilecek uc disiplini kesfetmeye basladi, psikoloji, sanat ve tasarim. Daha onceki yazilarda tasarimin gucunden bahsetmistik, simdi psikolojiye dair bir eskiz denemesi yapalim.
Psikoloji bilimi bize insanin duygusal, ruhani ve sosyal yonlerini anlamaya dair guclu ipuclari verebilecek bir bilim dali. Son yirmi yilda psikoloji sahasinda gelismekte olan pozitif psikoloji akimiysa bu alanda bize en taze bakis acilarindan birini getiriyor. Bu akimin kurucularindan olan Martin Segelman, insani anlama konusunda klasik psikolojinin getirdigi klinik ve hastaliga dayali yaklasimin insanin guclu vasiflarini anlamamizda yetersiz kalacagini ifade eder. Segelman sonrasinda insanin pozitif yonlerini anlayarak insanlarin problemlerine dair daha aktif ve yapici bir durus sergilenecegini ifade eder. Sonrasinda insanin mutlulugu konusunda carpici bir okuma yapar, Segelman insanin uc turlu mutluluk tarifini yapar, afiyetli hayat, iyi hayat, ve anlamli hayat. Bu uc mutluluk patikasinda bir nevi tabakalardan olusan bir hayat okumasi yapar. Afiyetli hayat hedonik de diyebilecegimiz fiziksel olarak hayattan lezzet alma patikasidir. Guzel bir aksam yemegi ve sonrasinda yenilen baklava ve meyve salatasi buna ornek olabilir. Ama insan hedonik lezzetlerden kisa surede bikar ve ulfete kapilir. Bu nedenler afiyette hayat insanin mutlulugunda onemini yitirir. Iyi bir hayatsa insanin is, aile, veyahut sosyal alanda kendiyle ve diger insanlarla kaynastigi bir hayattir. Insan iyi bir hayatta hayata katilimcidir ve arzu ettigi sancisini cektigi onu gece ayakta tutacak olanin pesinden gittigi bir hayattir. Bu perspektiften bakildiginda boyle bir hayata sahip insan hedonik bir hayatin rahatligina sahip olmasa bile mutludur, ve belki hedonik hayata sahip insandan daha mesuttur. En son patika anlamli hayat patikasi. Insan bu ucuncu ve daha deruni seviyede, kendisini kendisinden ve cevresinden daha ulvi buldugu bir sebebe adamistir ve bu adanmislikla hayattan anlam yontmaya baslamistir. Anlamli hayat, hedonik ve iyi hayat tabakalari olmaksizin insani hayattan memnun kilmaya yeter. Buna bir annenin cocuguna, bir ogretmenin ogrencilerine, bir doktorun hastalarina, bir imamin, rahibin ya da gonullunun insanlik icin adanmisligi gibi ornekler verilebilir. Peki teknoloji bu hedonik, katilimci ve anlamli hayat patikalarinda neresinde duruyor? Gunumuz penceresinden bakildiginda teknoloji coklukla hedonik ve az biraz katilimci bir mutluluk konusunda bize yardimci oluyor. Peki ya deruni ve ruhani ihtiyaclar konusundaki seceresi ne? Teknoloji bu konuda maalesef yaya kaliyor, hatta yaya kalmaktan ote insanlarin ruhani ve deruni ihtiyaclarini arka plana atarak insana bu konularda zarar bile verebiliyor.
Peki teknoloji bu cikmazindan, ya da tikanmisligindan nasil kurtulabilir? Teknoloji sosyal bilimlere ve tasarima kapiyi nazlanarak aralamayi birakip tamamen ve ictenlikle acmayi deneyebilir. Teknoloji kendisini tanimlayan bilgi, surec ve urun alanlarinda onceligi insani degerlere ve insanin deneyimlerine oncelik verebilir. Teknoloji liberal sanatlarin sorgulayan ve sukreden yonlerini kendine adapte edebilir. Bugun bu konuda tamamen yetersiz degiliz. Sosyal degisim temasiyla ozellikle Afrika’da ve Guney Amerika’nin az gelismis bolgelerinde yapilmis akademik veyahut gonullu projeler var, ama bu projelerin sayilarinin artirilmasi, ve hedonik teknolojilerin tekrar gozden gecirilmesi gerekiyor.
No comments:
Post a Comment