Monday, September 17, 2012

esya ve teknoloji I - Bir sanat olarak teknoloji ve vaadettikleri

Darbi meseldir, tas cagindan girilip demir cagindan cikilir, ilk, orta, yeni caglar poetikasi derken endustriyel devrimin hiperbolik tepeleri hayretle nazar edilip, insanin esyayla olan serencami anlatilir. Esyanin tarihsel degisim ve gelisimindeki bu Bati merkezcil okuma bir yana, esyanin hikayesinde aslolan, esyanin insanin yapabilme, edebilme ve kullanabilme vasiflariyla olan hemhalidir. Anlam dunyamizda bu vasiflarin karsilik buldugu iki kavramdan biri zenaat, digeri sanattir. Bu kavramlar oysa endustriyel devrimle beraber yepyeni bir donusum yasadi. Esyanin imal edilmesinde surec ve usulde yasanilan afaki boyuttaki degisimler bizi eski yeni bir kavramla hemhal etti: teknoloji.

Teknolojinin etimolojik kokenine indigimizde sanat ve zenaatla karsilasmamiz o yuzden bir surpriz degil. Tekne Yunancada sanat, zenaata; logia da bunun bir calisma alani olmasina karsilik geliyor. Teknolojinin bu gun bu denli teknik ve muhendislikle ozdeslestirilmesi ve aracsallastirmasi bu anlamda baslibasina bir unutkanlik hikayesi. Bu unutkanligin bizi goturdugu iki cikmaz var, birincisi teknolojinin kisir bir donguye girip kendini yenileyememesi, yani salt bir tuketim nesnesi haline gelmesi;  ikincisiyse teknolojinin ozunde kendinden nemalandigi ve deger yargilarinin onemsiz oldugu yanilsamasi. Teknolojinin bir sanat olmasi bakis acisiysa bize yepyeni kapilar acabilir, ve bizi teknolojinin insani deger yargilariyla surdurulen bir sanat olacagi gunleri tahayyule goturebilir.

Bu unutkanligin uzerine giderken ne tur okumalar, veyahut zihin egzersizleri yapabiliriz?

Bunlardan ilki dusunsel bir okuma olabilir. Teknolojinin basit bir analizini yapmaya calisirsak belli basli dort boyutundan bahsedebiliriz: teknolojinin nesneleri ve malzemeleri; yapisal ve fonksiyonel yonleri; nihayetinde ise sosyal ve tarihsel baglami. Teknoloji uzerine yogun fikir mesaisi yapmis felsefecilerden Carl Mitcham teknoloji uzerine en verimli okumanin yapisallik ve islevsellik uzerinden yapilacagini soyler. Bunun basica sebebi yapitaslarini ve islevselligini anladigimiz oranda teknolojiyi icsellestirme ve yenileyebilme sansina sahip olmamiz olabilir. Yani bir anlamda bu pragmatik bir okuma yapmamizi saglar. Yapisallik ve fonksiyonellikten kastedilen ilk elde insana kolay anlasilir gelmeyebilir. Bunu otomobil gibi herhangi bir esya uzerinden anlamaya calisirsak, otomobilin uretililebilirligi noktasinda otomobilin nesnesi,malzemesi, tarihselligi, ve sosyal boyutu bizi sadece felsefe yapmaya gotururken, yapisal ve islevsel olarak bir okumasi otomobil uretmenin yollarini anlamaya goturebilir.
Yapisallik ve fonksiyonellik baglaminda, teknoloji dort farkli yuze sahiptir, bilgi olarak teknoloji, surec olarak teknoloji, urun olarak teknoloji, ve bir irade olarak teknoloji. Bu dortluden ilk ucunu anlamak dorduncuye nispeten daha rahat olabilir. Teknolojinin varligi icin ilk gerekli olan sey bilgidir, bilginin fiiliyata gecmesi sureci anlatirken, surecten nesvu nema bulansa bize urunu verir. Bir nevi bu uclu sacayagi teknolojinin ne’si nasili, ve nicinini anlatir.


Bir irade olarak teknoloji ise uzerinde daha yogun dusunulmesi gereken bir boyuttur. Teknoloji uzerine kalem oynatmis dusunurler teknolojinin uc turlu irade yorumuna sahip oldugunu soylerler. Bunlardan ilki teknolojiyi bilme iradesi, ikincisi teknolojinin bir arac olmasi iradesi, ucuncusuyse her ikisini de kapsamaya calisan cogulcu irade. Teknolojinin irade olmasi bahsinde can alici nokta teknolojinin insanlari hayallerine, deger yargilarina, umitlerine yaklastirmadaki roludur. Bu sorunun hayatiligini teknolojinin Yirminci yuzyil Dunya savaslari kotu sabikasi ve Arap baharinda olan muspet etkisi skalasi uzerinden dusunebiliriz. Teknoloji deger yargilarinin ete kemige burunmesi icin de, onlarin yok etmek icin de kullanilabilir.

Buraya kadar bahsedilenleri ozetleyecek olursak, insan esya arasindaki iliskiyi ozellikle gunumuz cercevesinde belirleyen teknolojidir. Teknoloji ozunde bir sanattir, sanat olmasi bize teknolojinin iki potansiyelini, insan esya arasindaki iliskiyi yenileyebilmesi ve insanin deger yargilarini yasatabilmesi ya da uygulayabilmesi ihtimallerini gosterir. Teknolojinin sanat oldugunu unutmuslugumuzun cikis noktasi, teknolojiyi etraflica dusunmekten, yapi taslarini ve islevini deruni bir okumadan gecirmekten gecer. Bir dahaki bahiste, dusunsel boyuttan fiili boyuta gecis yapip, tasarimdan, ve tasarimin teknolojiyi insanilestirmesi temasindan devam edecegiz.

No comments:

Post a Comment